Retina Club

2026 Temmuz Ayın Sorusu


Okuma:388

Her iki gözde görme keskinliği 20/20 düzeyinde gören 44 yaşındaki erkek hasta rutin göz muayenesi sonrası sol gözde tespit edilen bulguları nedeniyle refere edilmiştir. Hastanın renkli fundus, infrared ve floresein anjiyografi görüntülerini görmektesiniz. Lütfen tanınızı belirtiniz ve cevabınızı aşağıya yazınız.

 

Ayın sorusunu bizimle paylaşan Dr. Mehmet Yasin Teke’ye katkıları için teşekkür ederiz.

 

2026 Temmuz Ayın Sorusu Cevap

 

Bu ay size her iki gözde görme keskinliği 20/20 düzeyinde olan ve rutin göz muayenesi sonrası sol gözde tespit edilen bulguları nedeniyle refere edilen 44 yaşındaki erkek hastanın renkli fundus, infrared ve floresein anjiyografi görüntüleri eşliğinde tanısını sormuştuk.

 

 

Tanı: Prepapiller retinal vasküler lup’dur.

 

Prepapiller retinal vasküler lup, optik disk üzerinden vitreus kavitesine doğru protrüde olup tekrar disk bölgesine dönen, nadir görülen konjenital retinal vasküler anomalidir. Genellikle insidental saptanır ve çoğu olguda klinik olarak sessiz seyreder.

 

Olguların büyük çoğunluğu arteriyel kökenlidir; venöz prepapiller lup daha nadirdir. Fundus muayenesinde optik disk üzerinde kıvrımlı, halka veya ilmek şeklinde seyreden anormal damar yapısı izlenir. Damarın diskten çıkıp vitreusa doğru anteriora uzandığı, ardından tekrar papillaya döndüğü görünüm tipiktir. Çoğu hastada görme keskinliği normaldir ve herhangi bir semptom yoktur. Bu nedenle tanı genellikle rutin fundus muayenesi sırasında tesadüfen konur.

 

Her ne kadar genellikle benign kabul edilse de, prepapiller vasküler lup bazı nadir komplikasyonlarla ilişkili olabilir. En sık bildirilen komplikasyonlardan biri vitreus hemorajisidir. Damarın kıvrımlı yapısı, lokal hemodinamik stres, damar duvarındaki yapısal zayıflık veya traksiyonel etkiler kanamaya zemin hazırlayabilir.

 

Bir diğer olası komplikasyon retinal arter tıkanıklığıdır. Özellikle arteriyel luplarda, ilmek içerisindeki akım dinamiklerinin değişmesi, türbülans veya lokal staz küçük embolik olaylara ya da dal retinal arter oklüzyonuna neden olabilir. Bu durumda hasta ani görme azalması, sektöryel görme alanı kaybı veya santral/parasentral skotom ile başvurabilir.

 

Tanıda temel yöntem dikkatli dilate fundus muayenesidir. Lezyonun optik diskle ilişkisi, arteriyel veya venöz karakteri, vitreusa protrüzyon derecesi ve eşlik eden hemoraji ya da iskemi bulguları değerlendirilmelidir.

 

Optik koherens tomografi (OKT), lupun vitreusa doğru uzanımını, disk yüzeyi ile ilişkisini ve olası vitreopapiller traksiyonu göstermede yararlıdır. Özellikle peripapiller retina, optik sinir başı ve vitreoretinal arayüzün değerlendirilmesine katkı sağlar.

 

Fundus floresein anjiyografi (FFA), damar yapısının arteriyel veya venöz fazda dolum paternini göstermede, sızıntı, oklüzyon, nonperfüzyon veya eşlik eden vasküler anomalileri ayırt etmede kullanılabilir. Asemptomatik, stabil ve tipik görünümdeki olgularda çoğu zaman ileri tetkik gerekmeyebilir; ancak tanısal belirsizlik veya komplikasyon şüphesi varsa FFA ve OKT faydalıdır.

 

Ayırıcı tanıda optik disk üzerinde görülebilen diğer vasküler veya yapısal anomaliler düşünülmelidir. Bunlar arasında optik disk kolobomu ile ilişkili vasküler anomaliler, persistan fetal vasküler kalıntılar, epipapiller vasküler proliferasyonlar, papil üzerinde neovaskülarizasyon ve vasküler tümöral lezyonlar yer alabilir. Klinik olarak özellikle neovaskülarizasyon ile karıştırılmaması önemlidir; prepapiller vasküler lup genellikle konjenital, stabil ve sızıntısız bir yapıdır.

 

Tedavi yaklaşımı hastanın semptomlarına ve komplikasyon varlığına göre belirlenir. Asemptomatik ve komplikasyonsuz olgularda tedavi gerekmez; düzenli takip yeterlidir. Hastaya durumun genellikle iyi huylu olduğu, ancak ani görme kaybı, uçuşma artışı veya görme alanı defekti gelişirse acil değerlendirme gerektiği anlatılmalıdır.

 

Komplikasyon gelişirse tedavi altta yatan probleme göre planlanır. Vitreus hemorajisi gelişen olgularda kanamanın yoğunluğu, rezorpsiyon durumu ve eşlik eden traksiyon değerlendirilir. Retinal arter oklüzyonu veya iskemi bulguları varsa uygun vasküler değerlendirme ve retina takibi yapılır. Nadir seçilmiş olgularda lazer veya vitreoretinal cerrahi girişimler gündeme gelebilir.

 

Prognoz açısından, birçok hastada santral görme uzun süre korunur, ancak parasantral skotomlar okuma, yüz tanıma dışı ayrıntı seçme, düşük kontrastlı ortamlarda görme ve gece görme gibi günlük işlevleri etkileyebilir. Hastalık yavaş seyirli olsa da bazı olgularda periferik retinal tutulum ve daha yaygın görme alanı kaybı gelişebileceğinden uzun dönem takip önemlidir.

 

Ayın sorusuna web sitesi aracılığıyla doğru cevap verenler arasında yapılan kura çekimi sonrası kitap ödülünü Sn. Dr. Abdülkadir Alış kazanmıştır. Kendilerini tebrik ederiz.

 

Kitap ödülünün temin ve dağıtımında koşulsuz destekleri için DEVA Holding’e teşekkür ederiz.


Soruyu cevaplayabilmek için giriş yapmış olmanız gerekmektedir.